“UYUŞTURUCU SUÇLARI:
KULLANICI MISINIZ, TACİR Mİ?”
Uyuşturucu suçları, Türk Ceza Kanunu’nda en ağır yaptırımları barındıran başlıklardan biridir. Ancak çoğu kişi “kullanıcı” ile “satıcı/tacir” ayrımının nasıl yapıldığını bilmediği için soruşturma aşamasında büyük bir riskle karşı karşıya kalır.
Bu yazıda TCK 191 (kullanma) ve TCK 188 (ticaret) maddeleri çerçevesinde suçun unsurlarını, cezalarını, örnekleri ve süreci sade bir dille anlatıyoruz.
🔹 1. Uyuşturucu Kullanma Suçu (TCK 191)
Uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmak, bulundurmak veya satın almak “kullanma” kapsamında değerlendirilir.
📌 TCK 191’e göre ceza
- 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası istenir.
- Ancak kullanıcılar için hapis cezası ilk aşamada uygulanmaz.
- Kanun tedavi ve denetimli serbestlik (1 yıl + uzatma imkânı ile 3 yıla kadar) öngörür.
✔ Kullanıcı olduğunda ceza neden uygulanmaz?
- Amaç kişinin bağımlılıktan uzaklaştırılmasıdır.
- Savcılık kamu davası açılmadan önce doğrudan denetimli serbestlik kararı alır.
✔ Kullanıcı sayılmanın kriterleri
- Üzerindeki madde miktarı “kullanım düzeyi” ile uyumlu mu?
- Paketleme sayısı az mı?
- Tartı, poşet, satışa dair materyal yok mu?
- Telefon yazışmaları satışa değil, kişisel kullanıma mı işaret ediyor?
🔹 2. Uyuşturucu Ticareti Suçu (TCK 188)
En ağır cezalardan biridir. Kullanıcıdan tamamen farklıdır.
📌 TCK 188’e göre ceza
- Uyuşturucu ticareti: 10 yıldan 20 yıla kadar hapis
- Ticarî amaçla bulundurma: 10 yıldan 20 yıla kadar hapis
- Cezanın yanında yüklü adli para cezaları
- Suçun okul, yurt, kışla, ibadethane yakınında işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır.
✔ Tacir sayılmanın kriterleri
Mahkemeler şu verilere bakar:
- Madde miktarı (kullanım sınırının kat kat üzerinde olması)
- Paketleme (çoklu paket, küçük satış poşetleri)
- Tartı/gramaj aleti
- Telefon mesajları / satış konuşmaları
- Para trafiği
- Narkotik istihbarat raporları
Bu unsurlardan birkaçının bir araya gelmesi, kişiyi “kullanıcı” olmaktan çıkarıp “ticaret” suçu kapsamına sokabilir.
🔹 3. Kullanıcı mı Tacir mi? Ayıran İnce Çizgi
Bazı vakalarda kişi sadece “kullanmak için” aldığını söyler; ancak paket sayısı veya deliller farklı olunca “ticaret” isnadı ile karşılaşır.
✅ Örnek 1: Kullanıcı Olarak Değerlendirilen Durum
- Senaryo:
23 yaşında, hakkında daha önce hiçbir suç kaydı bulunmayan bir genç, bir parkta yapılan genel asayiş uygulamasında üzerinde 1 gram esrar ile yakalanıyor.
- Madde: tek paket halinde, parçalanmamış.
- Kişinin telefonunda satışa dair herhangi bir yazışma yok.
- Evinde yapılan aramada hassas terazi, çoklu poşet, para trafiği veya paketleme emareleri bulunmuyor.
Değerlendirme:
Bu durumda kişi büyük ihtimalle “kullanıcı” olarak değerlendirilir.
Çünkü:
- Madde miktarı kişisel kullanım düzeyiyle uyumludur.
- Paket tek adettir; satışa uygun bir görünüm yoktur.
- Deliller arasında ticareti gösteren bir unsur bulunmamaktadır.
- Kişinin sabıkasız olması lehine bir göstergedir.
Muhtemel Sonuç:
Savcılık, kamu davası açmadan denetimli serbestlik + tedavi kararı verebilir ve kişi belirli yükümlülüklere uyması halinde cezasız süreci tamamlayabilir.
Bu tür dosyalarda amaç kişiyi cezalandırmak değil, bağımlılıktan uzaklaştırmaktır.
❌ Örnek 2: Tacir Olarak Değerlendirilen Durum
- Senaryo:
Aynı yaştaki başka bir genç, yapılan operasyonda üzerinde toplam 15 paket halinde 25 gram metamfetamin ile yakalanıyor.
- Paketler satışa hazır küçük poşetler içinde.
- Kişinin yanında hassas terazi bulunuyor.
- Telefonunda “Kaç gram istiyorsun?”, “Mahalleye geliyorum” gibi yazışmalar tespit ediliyor.
- Ev aramasında çok sayıda boş poşet, makas, para trafiği notları ve madde izleri taşıyan yüzeyler bulunuyor.
Değerlendirme:
Bu durumda kişinin “ticaret” suçu kapsamında değerlendirilmesi çok güçlüdür.
Çünkü:
- Paket sayısı çoktur ve hepsi küçük satış paketleri şeklindedir.
- Miktar, kişisel kullanım düzeyini aşmaktadır.
- Hassas terazi bulunması, “ticarî amaç” göstergesidir.
- Telefon kayıtlarındaki ifadeler doğrudan satışa yöneliktir.
- Evdeki materyaller paketleme ve satış hazırlığının göstergesidir.
Muhtemel Sonuç:
Savcılık doğrudan TCK 188 – Uyuşturucu Ticareti suçundan işlem yapar.
Bu suçta tutuklama oranı yüksektir ve ceza 10–20 yıl arası hapis + adli para cezası şeklinde olur.
⚖️ Neden Bu Ayrım Önemli?
Bu iki örnek arasında yalnızca birkaç unsurun değişmesi bile, kişinin:
- denetimli serbestlik alması ile
- 20 yıla yakın hapis cezası alması
arasındaki farkı oluşturur.
Bu nedenle soruşturma aşamasından itibaren:
- paketleme şekli,
- madde miktarı,
- delillerin elde ediliş biçimi,
- kişinin savunması,
- telefon yazışmaları,
- parmak izi/kalıntı incelemesi,
- kriminal rapor,
çok dikkatli değerlendirilmelidir.
🔹 4. Uyuşturucu Kullanma Suçunda Soruşturma ve Süreç Nasıl İşler?
- Polis tarafından yakalama – madde el koyma
- Kan testi / idrar testi
- Savcı tarafından değerlendirme
- Denetimli serbestlik veya tedavi kararı
- Karara uyulursa dava açılmadan dosya kapanabilir
Tedavi/Denetimli Serbestliğe Uyulmazsa?
Bu durumda savcılık kamu davası açar ve kişi hapis cezası riskiyle karşılaşır.
🔹 5. Uyuşturucu Ticareti Suçunda Süreç
- Doğrudan gözaltı
- Tutuklama talebi (bu suçta tutuklama oranı yüksektir)
- Mahkeme yargılaması
- 10–20 yıl arası hapis + adli para cezası
- Suçun niteliğine göre cezada artırım
🔹 6. Uyuşturucu Suçlarında Avukatın Rolü
Bu tür dosyalarda en önemli ayrım “kullanıcı mı tacir mi?” konusudur.
Avukatın amacı:
- Kullanım düzeyinde olduğunu ispatlamak
- Paketleme ve materyalin açıklamasını yapmak
- Tutuklama tedbirini engellemek
- CMK haklarını korumak
- Karşı delilleri sunmak
- Haksız ticaret isnadını çürütmek
🔹 7. Sonuç
Uyuşturucu suçlarında kanun; kullanıcıyı tedavi etmeyi, tacire ise ağır ceza vermeyi amaçlar.
Bu nedenle şüphelinin davranışı, madde miktarı, çevresel deliller gibi birçok faktör sonucunda kişi kullanıcı mı yoksa tacir mi sayılacağı belirlenir.
Kişinin hak kaybına uğramaması ve yanlış nitelendirmeyle ağır ceza almaması için, soruşturmanın ilk anından itibaren hukuki destek alınması hayati önem taşır.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Somut olaylarınızda bir avukata danışmanız önerilir. Uyuşturucu suçları önemli olduğu kadar elzem bir süreçtir. Haklarınızı bilmeniz, süreci daha az yıpratıcı hale getirir ve ileride hak kaybı yaşamanızı engeller. Biz de ATE Hukuk ve Hukuk Bürosu olarak tüm bu hukuki işlemlerde profesyonel destek sağlamaktayız.