BEACH’LERDE GİRİŞ ÜCRETİ VE YİYECEK-İÇECEK YASAĞI HUKUKİ Mİ? KIYILAR VE PLAJLAR HAKKINDA DETAYLI HAK REHBERİ
Yaz aylarının gelmesiyle birlikte Ege ve Akdeniz başta olmak üzere ülkemizin tüm tatil beldelerinde en sık karşılaşılan hukuki ihtilaflardan biri, kıyı şeridini kapatan özel işletmelerin (beach club’lar, oteller, tatil köyleri) vatandaşlardan plaja adım atar atmaz "giriş ücreti", "harcama limiti" veya "şezlong kiralama zorunluluğu" talep etmesidir.
Aynı zamanda dışarıdan getirilen yiyecek ve içeceklerin kumsala sokulmaması, vatandaşların kendi imkanlarıyla (havlu, katlanır sandalye vb.) denize girmesinin engellenmesi de her yıl binlerce tatile gölge düşürmektedir. Peki, Anayasa, Kıyı Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Yargıtay/Danıştay kararları çerçevesinde bu uygulamalar ne kadar hukuki? Vatandaşın denizden ve kumsaldan yararlanma hakkının sınırları nelerdir?
1. Anayasal ve Kanuni Temel: Kıyılar Devletin Hüküm ve Tasarrufu Altındadır
Türkiye Cumhuriyeti hukuk düzeninde kıyılar ve denizler, özel mülkiyete konu edilemeyen, tüm toplumun ortak kullanımına tahsis edilmiş kamusal mallardır (Devletin Hüküm ve Tasarrufundaki Yerler).
A. T.C. Anayasası Madde 43
"Kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Deniz, göl ve akarsu kıyılarıyla deniz ve göllerin kıyılarını belirleyen şeritlerden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir."
Anayasa’nın bu maddesi emredici niteliktedir. Kıyıların kullanımında öncelik kişilerin veya şirketlerin kâr elde etmesi değil, kamunun (halkın) ortak yararıdır.
B. 3621 Sayılı Kıyı Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği
3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 5. maddesi kıyıların hukuki rejimini açıkça çizer:
"Kıyı, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açıktır. Kıyı ve sahil şeritlerinden yararlanmada öncelikle kamu yararı gözetilir. Kıyıya erişimi engelleyici yapı ve engel oluşturulamaz."
Kanun uyarınca; Kıyı Çizgisi ile Kıyı Kenar Çizgisi arasında kalan kumsal, çakıllık, kayalık alanların tamamı "Kıyı" olarak adlandırılır. Bu alanlarda kıyıya ulaşımı engelleyecek şekilde duvar örmek, çit Çekmek, kapı koymak, güvenlik koyarak geçişi engellemek veya tel örgü çekmek açıkça kanuna aykırıdır ve idari/cezai yaptırım gerektirir.
2. Beach Club'lar "Giriş Ücreti" veya "Ayak Bastı Parası" Alabilir mi?
Sektörde sıklıkla karıştırılan veya işletmeler tarafından kastî olarak çarpıtılan hukuki ayrım şudur: Kıyı alanının kendisi ile işletmenin sunduğu özel hizmetler aynı şey değildir.
A. Denize Giriş ve Kumsal Kullanımı Tamamen Ücretsizdir
Bir vatandaşın sırf denize girmek, kumsalda yürümek, kıyıda oturmak veya kendi getirdiği havlusunu/katlanır sandalyesini serip vakit geçirmek istemesi durumunda; işletmenin "Giriş Ücreti", "Ayak Bastı Parası", "Minimum Harcama Limiti" veya "Plaj Kullanım Bedeli" adı altında tek bir kuruş bile talep etme hakkı yoktur.
B. Sunulan İsteğe Bağlı Hizmetler Ücretlendirilebilir
İşletme; kendi sermayesiyle alıp kumsala yerleştirdiği şezlong, minder, şemsiye, duş, soyunma kabini veya garsonaj/servis hizmeti için bir fiyat tarifesi belirleyerek ücret isteyebilir. Ancak buradaki kritik hukuki çizgi şudur: Bu hizmetleri satın almak istemeyen bir vatandaş kumsaldan kovulamaz, kumsala girmesi engellenemez veya denize girmesi engellenemez.
İşletme, şezlong koymadığı boş bir alanı (veya şezlongların önündeki kıyıyı) vatandaşın serbest kullanımına açık tutmak zorundadır.
C. "Ecrimisil Ödüyoruz, Burası Bizim" Yalanı
Pek çok beach işletmesi, devlete "Ecrimisil" (haksız işgal tazminatı) ödediklerini veya kiracı olduklarını öne sürerek alanı kendi özel mülkleri gibi tanıtmaktadır.
- Danıştay İçtihatları: Danıştay’ın müstakar kararlarına göre Ecrimisil ödenmesi, işgalciye o alan üzerinde bir mülkiyet, kiralama veya irtifak hakkı kazandırmaz. Ecrimisil bir kiralama bedeli değil, haksız kullanımın tazminatıdır. Ecrimisil ödenmiş olması, o kıyının kamusal niteliğini ortadan kaldırmaz ve halkın girişini engelleyecek bir yetki vermez.
3. Dışarıdan Yiyecek ve İçecek Getirme Yasağı Hukuka Uygun mu?
Özel işletmeler, kendi ruhsatlı restoran, cafe veya bar alanlarının içerisine dışarıdan yiyecek/içecek getirilmesini engelleyebilir. Bu durum Özel İrade Özgürlüğü ve Ticari İşletme Hakkı kapsamındadır.
Ancak Kıyı Şeridinde (Kumsalda) durum hukuken tamamen farklıdır:
- Mülkiyet Ayrımı: Kumsal işletmenin tapulu mülkü değildir. Kamu malı olan kıyıda kendi imkanlarıyla vakit geçiren bir vatandaşın yanında getirdiği suyu, sandviçi veya yiyeceği tüketmesine işletme müdahale edemez.
- Özel Güvenlik Yetki Sınırı (5188 Sayılı Kanun): Beach kapısındaki özel güvenlik görevlileri veya çalışanlar, vatandaşın çantasını arayamaz, içine bakamaz, içindeki yiyecek/içeceğe el koyamaz. 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun uyarınca, genel kolluk (Polis/Jandarma) gözetimi ve hakim kararı olmadan kişilerin üstü veya çantası aranamaz. Çanta aramaya kalkışmak TCK m. 120 uyarınca "Haksız Arama Suçu" teşkil edebilir.
4. Engelleme Durumunda Oluşan Ceza Hukuku Sorumlulukları
Bir beach işletmesinin, vatandaşın kıyıya girişini fiziki güçle, güvenlikle veya tehditle engellemesi sadece idari bir ihlal değil, aynı zamanda Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında suç teşkil eder:
- Hürriyeti Tahdit / Ulaşım Özgürlüğünün Engellenmesi (TCK m. 109): Vatandaşın kamuya açık bir alana gitmesini cebir veya tehditle engellemek.
- Çalışma ve Hareket Hürriyetinin İhlali (TCK m. 117): Vatandaşın kanundan doğan bir hakkını kullanmasını engellemek.
- Geçici İşgal ve Kıyı Kanunu'na Muhalefet: 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca, kıyıya erişimi engelleyen yapılardan dolayı cezai ve idari para cezaları uygulanır.
5. Hak İhlali Yaşandığında Hangi Hukuki Yollara Başvurulmalıdır?
Eğer bir plajda veya beach club'da kıyıya erişiminiz engelleniyor, zorla giriş ücreti talep ediliyor veya şezlong kiralamadığınız için kumsaldan çıkarılmak isteniyorsanız adım adım şu yolları izlemelisiniz:
A. Olay Anında Kolluk ve Zabıta İhbarı
112 Acil Çağrı Merkezi aranarak olay yerine Jandarma / Polis ve ilgili Belediyenin Zabıta ekipleri çağrılmalıdır. Gelen ekiplere "3621 Sayılı Kıyı Kanunu m. 5 ihlal edilerek kamuya açık kıyıya erişimim engelleniyor, hakkımda haksız idari işlem yapılıyor" denilerek durum tespit tutanağı tutturulmalıdır. Bu tutanak ileride açılacak davaların en güçlü delilidir.
B. Ödenen Haksız Ücretlerin İadesi (Tüketici Hakem Heyeti)
Tatilinizin huzurunun bozulmaması veya fiziki bir gerginlik yaşanmaması adına zorunlu olarak "giriş ücreti" veya "şezlong ücreti" ödemek zorunda kaldıysanız:
- Ödemeyi mutlaka kredi kartı/banka kartı ile yapın.
- Açıklama kısmına "Plaj Giriş Ücreti" yazdırın veya harcama kalemi net görünen Fiş/Fatura alın.
- Tatil dönüşünde bu belgeyle birlikte e-Devlet üzerinden Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak, ayıplı hizmet ve haksız şart kapsamında ödediğiniz tutarın faiziyle iadesini isteyebilirsiniz.
C. CİMER ve İdari Şikayetler
- CİMER: Konum, işletme adı ve fotoğraf/videoları ekleyerek Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı’na ihbarda bulunabilirsiniz.
- Kaymakamlık ve Mülki İdare: Kıyı ihlali yapan işletmelerin iş yeri açma ve çalışma ruhsatlarının iptali veya cezalandırılması için dilekçe verilebilir.
Sonuç
Anayasa ile güvence altına alınan kıyılar ve denizler tüm vatandaşların ortak malıdır. Hiçbir özel şirket veya işletme, devletin alanını kapatıp vatandaştan "denize girme vergisi" veya "ayak bastı parası" toplayamaz. Haklarınızı bilmek ve ihlal durumunda yasal yollara başvurmak, bu kanunsuz uygulamaların son bulmasındaki en etkili adımdır.
Kıyı kanunu ihlalleri, tüketici uyuşmazlıkları ve haksız tahsil edilen ücretlerin iadesi süreçlerinde hukuki danışmanlık almak için ATE HUKUK ile iletişime geçebilirsiniz.